30 Nisan 2017 Pazar

Introduction to Learning Experience Design - Section 1 - Learning Experience

Öğrenme Deneyimi Tasarımına Giriş - Bölüm 1

Öğrenme Deneyimi




Giriş
"Deneyim" öğrenmenin en önemli kaynaklarından biridir. Öğrenme deneyimlerinin düzenlenmesi süreci, geçmiş deneyimlerin değerlendirilmesi, şu anda yaşanmakta olan deneyimlerin izlenmesi-denetlenmesi ve gelecekte yaşanması olası deneyimlerin planlanmasını kapsamaktadır. Yaşanmış deneyimlerin değerlendirilmesi ve yaşanmakta olan deneyimlerin izlenmesi-denetlenmesi alışıldık bir faaliyet iken, gelecekte yaşanması olası öğrenme deneyimlerinin planlanması belirsizlikler içermektedir. Planlama, kaynakların bir öğrenme amacı ve hedefleri için tahsis edilmesi olarak ele alındığında, bir öğrenme deneyiminin planlanması, öğrenme deneyimine eşlik eden bütün bağlamların önceden belirlenmesi, temin ve tahsis edilmesi, düzenlenmesi ve bir senaryo eşliğinde zamanlanmasını gerektirir.  Bu bağlamlar arasında mekânlar, kişiler, davranışlar, olaylar, duygular, varlıklar ve bireyin özellikleri bulunur. Bir öğrenme deneyiminin planlanması bu düzeyde ele alındığında, “öğrenme deneyimi tasarımı” kavramına gereksinim duyulmaya başlanır. 

Bu çalışmada “öğrenme deneyimi tasarımı”, öğrenme deneyimlerinin yönetimi yaklaşımı açısından ele alınarak kavramsallaştırılmaya çalışılacak ve yaşam boyu öğrenme, yaşam genişliğinde öğrenme ve yaşam derinliğinde öğrenme boyutlarında uygulanabilirliği tartışılacaktır. Bireylerin gelecekte yaşamayı planladıkları öğrenme deneyimlerini tasarlamalarına yol gösterecek bir sürecin bireylerin öğrenme deneyimlerine yönelik üstbilişsel düzenleme işlevlerini etkili biçimde gerçekleştirmelerine olanak sağlaması beklenmektedir. Bu çalışma 13-15 Mayıs 2016 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen 7. Uluslararası Eğitimde Yeni Eğilimler Kongresinde aynı isimle sözlü bildiri olarak sunulmuştur.

Öğrenme Deneyimi
Deneyimin öğrenme üzerindeki etkisi 20. Yüzyıl eğitim bilimcileri tarafından sıklıkla vurgulanmıştır. Bu ilişkiye dikkati ilk çeken araştırmacı, gerçek eğitimin deneyimler yoluyla gerçekleştiğini öne süren John Dewey olmuştur. Dewey’e göre öğrenme, öncelikle bir problemi çözmek için yaşanan kişisel deneyimden kaynaklanan bir etkinliktir. Dewey hangi deneyimlerin değerli ve yararlı olduğunu tanımlamaya çalışmıştır. Bazı deneyimler hoş ya da acı verici olabilir ama eğitsel olmayabilir. Dewey’e göre eğitsel bir deneyim nesnelere ne yaptığımız ve bunun sonucunda nesnelere ya da bize ne olduğu arasında ilişki kurabileceğimiz deneyimlerdir. Bir deneyimin değeri olaylar arasındaki sürekliliklerin ya da ilişkilerin algılanmasında yatmaktadır (Dewey, 1938). Dewey “Deneyim ve Eğitim” isimli kitabında daha zengin başka deneyimlerin gelişmesini engelleyen veya sekteye uğratan deneyimlerin eğitici deneyimler olmadığını belirtmiştir. Her deneyim daha önceki deneyimlerden bir şeyler almalı ve kendinden sonra gelecek deneyimlerin niteliğini de bir şekilde değiştirmelidir (Dewey, 1938).
Edgar Dale, eğitimde görsel-işitsel yöntemlerin kullanımının önemine vurgu yapmış ve eğitimde kullanılabilecek deneyimleri somut deneyimlerden soyut deneyimlere doğru sıralayarak ünlü “deneyim konisi” ni elde etmiştir. Dale’in deneyim konisi ilk kez 1946 yılında yayınladığı “Eğitimde Görsel İşitsel Yöntemler” kitabında yer almış, daha sonra 1954 ve 1969 yılındaki baskılarda küçük değişiklikler yaparak son halini vermiştir.  Buna göre, öğrencinin doğrudan ve bir amaca yönelik olarak içinde yer aldığı gerçek dünya deneyimleri, tasarlamaya ve yapmaya yönelik deneyimleri, içinde oyuncu olarak yer aldığı ya da izlediği dramatik yapıya sahip deneyimleri oldukça somut deneyimlerdir. Diğer taraftan, gösterileri izlemek, çalışma gezilerine katılmak, sergileri gezmek, eğitim televizyonu programları izlemek, film izlemek, radyo programları dinlemek, ses kayıtlarını dinlemek ve görüntülere bakmak artan oranda soyutlama içeren deneyimlerdir. Son olarak görsel ve işitsel simgelerin kullanıldığı deneyimler ise bütünüyle soyut deneyimleri oluşturmaktadırlar (Dale, 1969).
Jerome Bruner deneyimin insanlarda entelektüel gelişimin kaynağı olduğunu ileri sürmüştür. Bruner’e göre insanlar bilgiyi üç şekilde temsil ederler ve bunlar gelişimsel olarak şu sırayla ortaya çıkar: Hareketli, ikonik ve sembolik.  Bilginin hareketli temsili motor davranışları ve çevrenin manipüle edilmesini içerir. İkonik temsil, hareketten bağımsız zihinsel görüntüleri anlatır. Sembolik temsil ise bilgi kodlamak için dil ve matematik işlemleri gibi sembol sistemlerini kullanır (Bruner, 1966). Brunner’in sınıflandırması “spiral müfredat” uygulamasına olanak sağlamaktadır. Böylece öğretmenler öğrencilere kavramları önce “yaparak” tanıtmaya çalışırlar. Daha sonra aynı kavramlar ikonik biçimde verilir. Son aşamada aynı kavramlar sembolik biçimde ele alınır. Bu sınıflandırma Dale’in deneyim konisine de yerleştirilmeye uygundur. Buna göre doğrudan, amaca yönelik, yapmaya yönelik ve dramatize etme deneyimleri “bilginin hareketli temsili”; gösteri, çalışma gezisi, sergi, eğitim televizyonu, film, ses kaydı, radyo programı ve görüntü deneyimleri “bilginin ikonik temsili”;  görsel simgeler ve sözel simgelere dayalı deneyimler ise “bilginin sembolik temsili” ne olanak sağlayan deneyimler olarak gruplandırılabilir.
Dewey, Dale ve Brunner yukarıda değinilen çalışmalarıyla deneyimin eğitim süreçlerindeki rolünü ve kullanımını öne çıkarmışlardır (Garrett, 1997). Bu öncü çalışmalar izleyen yıllarda öğrenme kuramlarının giderek gelişmesi ve deneyimin öğrenmedeki rolünün öneminin giderek daha fazla kabul edilmesi nedeniyle, öğrenme deneyimi kavramına ağırlık veren modellerin ortaya çıkmasında yol gösterici olmuşlardır.
Örneğin, Dewey’in görüşleri uzun bir aradan sonra Kolb tarafından “deneyimsel öğrenme” kuramının geliştirilmesinde kullanılmıştır. Deneyimsel öğrenme, adından da anlaşılacağı gibi, deneyimlerden öğrenmeyi içermektedir. Kolb’a göre deneyimsel öğrenme, deneyimin kavranması ve dönüştürülmesiyle bilginin yaratılması sürecidir (Kolb, 1984).  Deneyim tabanlı öğrenme ya da deneyimsel öğrenmenin başlıca özelliği öğrenenin yaşadığı deneyimi öğrenme ve öğretmenin bütün değerlendirmelerinde merkezi bir yere yerleştirmesidir. Bu deneyim, öğrenenin yaşamındaki önceki olaylarla ve şu andaki yaşam olaylarıyla oluşabileceği gibi, öğreticinin ya da rehberin uygulamaya koyacağı etkinliklerle de oluşabilir. Deneyime dayalı öğrenmenin anahtar özelliği, öğrenenlerin deneyimlerini yansıtma, değerlendirme ve önceki deneyimlerin ışığı altında yeniden oluşturma yardımıyla çözümlemeleridir. Deneyimin bu şekilde geri dönülerek gözden geçirilmesi daha ileri eylemlere öncülük eder (Andresen, Boud & Cohen, 2000). İnsanı merkeze alan insancıl kuramın kurucularından olan Rogers’ın görüşlerinin eğitimdeki uygulanması “öğrenen merkezli eğitim” şeklinde kavramsallaştırılmaktadır. Bu görüşe göre öğrenme deneyimleri öğrenmenin temelini oluşturmaktadır (Rogers vd., 2013).  Knowles’ın andragoji kavramında deneyim başlıca rol üstlenmektedir. Androgojinin temel bir varsayımı bireyin yaşam deneyimlerinin birer öğrenme deneyimine dönüşerek, öğrenme için kaynak oluşturmasıdır (Knowles, 1980).  Öğrenme deneyimlerine ağırlık veren bir başka kuram Mezirow’un dönüşümsel öğrenme kuramıdır. Dönüşümsel öğrenme kuramına göre öğrenme deneyimleri öğreneni biçimlendirir, anlamlı bir etki üretir ve öğrenenin izleyen deneyimlerini etkiler (Mezirow, 1997). İnsan yaşamını öğrenmenin kaynağı olarak gören güncel yaklaşımlar da bulunmaktadır. Bu yaklaşımlara göre bireyler iş yaşamı, aile, arkadaşlarla ve komşularla ilişkiler, hastalıklar, spor ve hobiler ya da dinlenme gibi günlük deneyimlerinden üretken bir biçimde öğrenme yeteneğine sahiptirler. Bireyin kendi yaşamından öğrenme kapasitesi kim olduğunu (ya da kimliğini) ve başkalarıyla nasıl yaşadığını önemli ölçüde belirlemektedir. Böylece birey hayatını kazanabilmekte, çatışmalardan uzak durabilmekte, nesneleri yapabilmekte ya da tamir edebilmekte, geleceği planlayabilmekte ve yaşam krizleriyle başa çıkabilmektedir (Field, 2012).
Bu çalışmada geçmişte yaşanmış olan ya da şu anda yaşanan bir deneyimin öğrenmeye nasıl yol açtığı ya da öğrenmeyi nasıl tetiklediği konusu ele alınmayacaktır. Bunun yerine, gelecekteki bir öğrenme deneyiminin nasıl oluşturulacağına yönelik süreçlere ağırlık verilecek ve bu amaçla şu sorulara yanıt aranacaktır: Öğrenme deneyimi nasıl planlanır? Öğrenme deneyimlerini kim ya da kimler oluşturur? Öğrenme deneyimleri nasıl oluşturulur? Öğrenme deneyimi bir öğrenme hizmeti ya da ürünü haline nasıl getirilir? Öğrenme deneyimi bir hizmet ya da ürün olarak öğrenene nasıl iletilir? Öğrenen yaşamakta olduğu öğrenme deneyimini nasıl izleyebilir ve denetleyebilir? Öğrenme deneyimi öğrenen ya da eğitim kurumu tarafından nasıl değerlendirilir? Öğrenme deneyimi başkalarıyla nasıl paylaşılabilir?

Bu sorulara bütünsel bir bakış açısıyla yaklaşmak amacıyla öncelikle “öğrenme deneyimi tasarımı” alanyazını gözden geçirilmiştir. Ardından, problem “öğrenme deneyimleri yönetimi” çerçevesi ile birlikte ele alınmış ve bu çerçeveden yararlanılarak öğrenme deneyimlerini tasarlama amacıyla özgün bir yaklaşım önerilmiştir. Önerilen yaklaşım farklı öğrenme türleri için ayrı ayrı tartışılmıştır. Sonuç bölümünde “öğrenme deneyimi tasarımı” alanyazını ile bu çalışmada geliştirilen yaklaşım karşılaştırılarak değerlendirilmiştir.



Bu bölümün yazılmasında “Peri-Mutlu, A. ve Mutlu, M. E.(2017). Öğrenme deneyimi tasarımı. AUAd, 3(1), 39-76.” kaynağından yararlanılmıştır.

(Not: Yararlanılan kaynaklar yazı dizisinin sonunda topluca verilecektir.)

31 Mart 2017 Cuma

Create Timeline of Before the Lifelogging

Yaşamgünlüğü Öncesinin Zaman Çizgisinin Oluşturulması



"Öğrenme Deneyimleri Yönetimi" yaklaşımı yaşam günlüğü kullanımıyla ve günlük verilerinin varlığıyla anlam kazandığı için bireyin yaşam günlüğü kullanımı öncesini değerlendirmesi önemli ölçüde bireyin anılarına bağımlıdır.  Yaşam günlüğü öncesine ait deneyim anımsatıcı günlük kayıtları ve içerikler olmamasına rağmen yine de birey anılarını hiyerarşik biçimde çözümleyerek geçmişine ait yorumları önemli ölçüde tamamlayabilir. Bu amaçla aşağıdaki beş aşamalı yaklaşım önerilecektir:


Birinci aşama: Yaşam rolleri gözden geçirilir ve öyküler belirlenir

Bu amaçla Tablo 1’deki roller ilişkili öyküler listesinden yararlanılabilir. Çoğu zaman tüm yaşam rollerine ait öyküleri ele almak gerekmez. Birey sadece seçili bazı yaşam rollerine ve bu rollerdeki seçili öykülere odaklanmak isteyebilir. Diğer taraftan geçmiş deneyimlerini değerlendirmek isteyen bireyin yaşına göre rollerin bir bölümü bireyin çocukluk ve ergenlik dönemine ait olabileceği gibi bir bölümü yetişkinlik, orta yaş ya da yaşlılık dönemlerine ait olabilir. Bireyin tüm yaşamına ait zaman çizgisi bir işlem tablosu yazılımıyla, basitçe yıllar, aylar ve haftaları içeren sütunlar ile rol, öykü, epizod ve etkinlik/olay hiyerarşisini içeren satırlar şeklinde oluşturulabilir. Satırlar ve sütunların birleştiği hücreler farklı renklerle renklendirilebilir ya da farklı karakterlerle doldurulabilir.

Tablo 1. Bireyin üstlendiği roller ve ilişkili öykülere ait örnekler
Roller
İlişkili Öyküler
Özel
Ruhsal, duygusal, ruhani, dini, ahlaki, ...
Aileye İlişkin
Eş, çocuklar, akrabalar, yuva, eğlenme, dinlenme, sağlık, giyinme, beslenme, spor, geziler, alışveriş-finans, ...
Kişisel Gelişim
Yabancı dil öğrenme, vücut geliştirme, hobiler, diğer beceriler, ...
Akademik Gelişim
Okulöncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, yükseköğretim, lisansüstü öğretim, akademik ünvanlar, …
Profesyonel gelişim
Kariyer, makam, işyerleri, görevler-sorumluluklar, iş projeleri, girişimler,  ortaklıklar,  …
Sosyal Çevreye İlişkin
Arkadaşlar, akranlar, dostlar, sosyal ilişkiler, sosyal medya, sosyal etkinlikler, ...
Ekonomik
Yatırımlar, vergiler, sigortalar, krediler, …
Kurumsal
Yerel kurumlar, devlet kurumları, uluslararası kurumlar, özel kurumlar, ..,
Kültürel
Kitap, gazete, dergi, sinema, televizyon, tiyatro, konser, gösteri, sergi, ...
Yasal
Yasal olaylar, kanunlar, mahkemeler, cezalar, , ...
Politik
Politik kurumlara üyelikler, STK’lar, politik etkinlikler, …



İkinci aşama: Anılar hiyerarşik olarak taranır ve kaydedilir

Bu aşamada birey sahip olduğu rollere ilişkin başlıca öyküleri, öykülere ilişkin epizodları ve epizodlara ilişkin etkinliklere ve olaylara ait zaman akışını görselleştirir. Bu amaçla rol dahilinde seçilen öykülere ait zaman çizgileri bir zaman işlem tablosuna yerleştirilir (Şekil 1). 

Bir öyküye ait zaman çizgisi kişisel zaman çizgisine yıl, ay ve hafta çözünürlüğünde yerleştirilir. Çok eski öykülerde ay ve hafta verisi kesin olmayabilir. Tabloya aynı dönemdeki diğer öyküler de yerleştirildikçe önceki öykülerin zaman aralıklarında düzeltmeler yapılabilir.



Şekil 1. Öykülere ait zaman çizgisi


Bu işlemin ardından her öykü için aylara dağılmış başlıca epizodlar ve haftalara dağılan başlıca olay/etkinlikler anımsanarak işlem tablosuna hiyerarşik biçimde eklenir (Şekil 2). İstenirse olay/etkinlikler izleyen bir açıklama sütununda daha ayrıntılı olarak yorumlanabilirler.



Şekil 2. Epizodlara ve etkinliklere ait zaman çizgisi


Yukarıdaki yaklaşım, bireyin aynı anda yaşadığı öyküleri, epizodları ve etkinlik/olayları alt alta göstermesi nedeniyle verilen bir anda bireyi çevreleyen dünya hakkında en fazla enformasyonu sunabilmektedir. Bu yaklaşımın başlıca dezavantajı, bir olay/etkinliğin birden fazla epizoda ya da bir epizodun birden fazla öyküye dahil edilmesinin kolay olmamasıdır.


Üçüncü aşama: Bağlamsal enformasyon zamansal açıdan gözden geçirilir

Normalde öyküler ve diğer yorumsal enformasyon oluşturulurken deneyimler ve içeriklerin yanı sıra deneyimlere eşlik eden olaylar, kişiler, yerler, davranışlar, özellikler, duygular ve varlıklar gibi bağlamlardan yararlanılır. Diğer bir deyişle yaşamda en fazla yer alan bağlamlar bireyin yaşam öykülerinin temellerini oluşturur. Fakat deneyimler boyunca elde edilen bağlam ağaçları çok sayıda ikincil öykü de barındırır. Geriye çözümlemede öykülere ait ayrıntılar anımsanırken anıları taramak için bağlamlara ait ontolojilerden yararlanmak yardımcı olacaktır. Güncel bağlam ağaçları güncel deneyimlerden elde edilmektedir. Birey bu ağaçlardaki boşlukları geçmiş deneyimlerdeki bağlamları anımsama yoluyla doldurabilir. Örneğin geçen yıl doğum gününü kimlerle ve nerede kutladığını bilen birey bu olayın önceki yıllardaki benzerlerini anımsamaya çalışır. Benzer şekilde işyerindeki yakın arkadaşlarının bir listesini oluşturan birey daha önce çalıştığı işyerlerindeki yakın arkadaşlarına ait listeleri de anımsayarak oluşturabilir.  Bağlam ontolojisi bireyin geçmişte neyi anımsaması gerektiğine dair yol göstermektedir.

Temel yaşam olayları bireyin yaşamında birbiri ardına diğer olayların ortaya çıkmasına yol açar. Örneğin “sigarayı bırakma” olayı bireyin kilo almasına, ardından bireyin spora başlamasına, sigara içilen ortamlara daha az gidilmesine, arkadaş çevresinde bazı değişiklikler oluşturmasına neden olmak gibi bir dizi bağlamsal öğeyi tetikler. Bireyin bu şekilde başlıca yaşam olaylarını çözümlemesi geçmiş öykülerini yeniden canlandırmasında yardımcı olacaktır.


Dördüncü aşama: Maddi kanıtlar (içerik) incelenerek o zaman dilimindeki anılar güçlendirilir

Birey geçmişini yeniden oluştururken belleğinin dışındaki kanıtlardan da yararlanır. Bu kanıtlara örnek olarak fotoğraf albümleri; dijital fotoğraflar; videolar; ses kayıtları; tutulan notlar; almanaklar / gazete haberleri (olaylar); kitap, dergi vb. basılı malzemeler; takvime ait enformasyon - tatiller, bayramlar; özel günlere ait nesneler; meteorolojik veriler; sinema / konser / tiyatro / gösterilere ait biletler; yolculuk biletleri; harcama pusulaları; sağlık, eğitim, yasal konulardaki belgeler verilebilir. Eldeki dijital ve fiziksel içeriklere ait kanıtlardan yola çıkarak elde edilen yorumsal enformasyon ilgili zaman çizgisine yerleştirilir.


Beşinci aşama: Başkalarının anılarına başvurularak anıların sağlaması yapılır

Çelişkili anılara ait enformasyon o anıları paylaşan diğer kişilerin yardımıyla sorgulanır.  Burada dikkat edilmesi gerek konu, çok eskilere dayanan olaylara ait öznel anıların başkaları tarafından genellikle farklı bakış açılarıyla tekrar tekrar yorumlanmış olabileceğidir. Her yorumlama orijinal anıda bir değişiklik oluşturur ve bir sonraki yorumlama orijinal anı yerine anının yeni sürümü üzerinde yapılır.  Bu olgu bireyin kendi öznel anıları için de geçerlidir. Çoğu zaman geçmiş olayların kendisi yerine bu olaylara gösterilen tepki önem kazanır. Nitekim aynı olaylara farklı zamanlarda aynı tepkiyi göstermediğimizi biliriz. Geçmişi bu türden sapmaların farkında olarak mümkün olduğunda nesnel biçimde yeniden oluşturmak önemlidir.




28 Şubat 2017 Salı

Metacognitive Regulation in Learning Experiences - Section 3 - Instruments in the Metacognitive Regulation in Learning Experiences

Öğrenme Deneyimlerinde Üstbilişsel Düzenleme - Bölüm 3

Öğrenme Deneyimlerinin Üstbilişsel Düzenlenmesinde Kullanılabilecek Araçlar


Bireyin, yaşamında bir akış biçiminde gerçekleşen öğrenme deneyimlerini yönetirken üstbilişsel düzenlemeyi kolaylaştıracak araçlara gereksinim vardır. Bu araçlar bireyin hem yaşam boyu, hem yaşam genişliğinde ve hem de yaşam derinliğinde öğrenme deneyimlerini hiyerarşik biçimde birbirleriyle ilişkilendirerek düzenleyebilmesini hem de geçmişteki, şu andaki ve gelecekteki deneyimleri zamansal biçimde düzenleyebilmesini kolaylaştırabilmelidir. Bu araçların bir yaşam günlüğü sistemi üzerinde çalışan yazılım öğeleri olarak geliştirilmesi durumunda birey öğrenme deneyimleri yönetimi yaklaşımını bu araçlar yardımıyla üstbilişsel düzenleme amacıyla kullanabilecektir. İzleyen bölümde bu amaca hizmet edecek yazılım öğelerinin kavramsal tasarımlarına yer verilmiştir.

Hiyerarşik Düzenleme Araçları

Birey yaşam günlüğü ile yakaladığı günlük verilerinden yola çıkarak etkinlik/olayları, ardından epizodlar ve son olarak öykülerini belirleyebilmekte ve tanıyabilmektedir. Birey bu yorumlama sürecinin ardından bağlamlaştırma ve anlamlandırma süreçlerini de uygulayarak kişisel modelinin “yapımını” gerçekleştirmektedir. Fakat planlama sürecinde bu işlemin tersine gereksinim duyulur. Planlamada önce öyküler tanımlanır, öykülere epizodlar atanır, son olarak epizodların bünyesinde etkinlikler tanımlanır. Bu, geleceğin bir tür “yapıbozumu”dur. Devam edilirse, değerlendirme işleminin de geçmişin bir tür “yapıbozumu” olduğu görülür.

Bireyin yaşamındaki öykülerin sayısı ve çeşitliliği o anda sahip olduğu roller tarafından belirlenir ve bireyin bütün öykülerine aynı anda odaklanmasını zorlaştıracak kadar çok sayıdadır. Fakat bireyler için yaşamlarının değişik dönemlerinde farklı rollerdeki öyküler önem kazandığı için, birey herhangi bir anda yaşamındaki rollerin yönetilebilir bir alt grubuna odaklanmayı tercih edecektir. 

Birey önem verdiği rollerdeki kendince öncelikli öykülerle, ardından bu öykülerdeki epizodlarla ve son olarak ta epizodlardaki etkinliklerle ilişkili enformasyonu yönetmek amacıyla uygulanabilir süreçlere gereksinim duyar. Tablo 1'de öykü yorumu yönetimi, epizod yorumu yönetimi ve etkinlik yorumu yönetimi için temel düzenleyiciler belirlenmiştir.


Tablo 1. Yorumların yönetimi

Öykü Yorumu Yönetimi
Epizod Yorumu Yönetimi
Etkinlik/Olay Yorumu Yönetimi
         Kişisel zaman çizgisi üzerinde öykü oluşturma / tanımlama / etiketleme, düzenleme
         Öykünün zaman çizgisini oluşturma (öyküyü başlatma, izleyen yılda sürdürme, tamamlama)
         Öyküyü yeni isimle kaydetme, silme
         Öyküleri yaşam rolleriyle ilişkilendirme

         Epizod oluşturma / tanımlama / etiketleme, düzenleme
         Epizodun zaman çizgisini oluşturma (epizodu başlatma, izleyen ayda sürdürme, tamamlama)
         Epizodu yeni isimle kaydetme, silme
         Epizodu öykülerle iliştirme (süregelen öykülere iliştirme, yeni öykü tanımlama)

         Etkinlik / olay oluşturma / tanımlama / etiketleme, düzenleme
         Etkinlik / olayın zaman çizgisini oluşturma (başlatma, sürdürme, tamamlama)
         Etkinlik / olayı yeni isimle kaydetme, silme
         Etkinlik / olayı epizodlara iliştirme (süregelen epizodlara iliştirme, yeni epizod tanımlama)


Öyküler birden fazla epizod, epizodlar birden fazla etkinlik/olay içerirken, bir epizod birden fazla öyküyle, bir etkinlik/olay da birden fazla epizodla ilişkili olabilir. Ortaya çıkan hiyerarşik yapı aynı zamanda bir ağ yapısıdır. Kullanıcının bu ağ üzerinde dolanımı için bir ağ görselleştiricisine gereksinim vardır. Böylece birey hem yukarıdan aşağıya (öykü – epizodlar – etkinlikler) gezinme hem de aşağıdan yukarıya (etkinlik – epizodlar – öyküler) gezinme gerçekleştirebilir (Şekil 1).




Şekil 1. (a) Aşağıdan yukarıya ve (B) Yukarıdan aşağıya gezinme


Bir yaşam günlüğü görüntüleyicisi yazılımına yukarıdaki işlevlerin kazandırılmasıyla birey deneyim yorumlarını hiyerarşik olarak düzenleyebilmesine olanak sağlanacaktır.

Zamansal Düzenleme Araçları

Birey yaşam ve öğrenme deneyimlerine yönelik farkındalığını öykü, epizod ve etkinlik/olay düzeylerinde sürdürürken, aynı zamanda zamansal farkındalığını da canlı tutabilmelidir. Bu amaçla öykü, epizod ve etkinlik/olayları üç farklı zamanda da yansıtabilmeli (Mutlu, 2014d) ve zamanlara göre gruplandırabilmelidir (Tablo 2).


Tablo 2. Zamansal düzenlemeler


Öykülerin zamansal düzenlenmesi
Öyküleri üç zamanda da yansıtabilme
Gelecekteki, şu andaki ve geçmişteki öyküleri gelecekte, şu anda ve geçmişte yorumlayabilme
Öyküleri zamanlara göre gruplandırma
       Önceki yıllarda başlamış, önceki yıllarda tamamlanmış öyküler (Bu öyküler onlu yıllar biçiminde arşivlenebilir, 1990’lar, 2000’ler vb.)
       Önceki yıllarda başlayıp, bu yıl tamamlanan öyküler
       Önceki yıllarda başlayıp, gelecek yıl devam edecek ya da tamamlanacak olan öyküler
       Bu yıl başlayıp, gelecek yıl devam edecek ya da tamamlanacak olan öyküler
       Bu yıl başlayıp, bu yıl tamamlanan ya da tamamlanacak olan öyküler
       Gelecek yıllarda başlaması öngörülen öyküler
Epizodların zamansal düzenlenmesi
Epizodları üç zamanda da yansıtabilme
Gelecekteki, şu andaki ve geçmişteki epizodları gelecekte, şu anda ve geçmişte yorumlayabilme
Epizodları zamanlara göre gruplandırma
       Önceki aylarda başlayıp önceki aylarda tamamlanan epizodlar (bu epizodları yıllar halinde gruplandırmak mümkündür: 2015’e ait epizodlar, 2014’e ait epizodlar vb.),
       Önceki aylarda başlayıp bu ay tamamlanan epizodlar,
       Önceki aylarda başlayıp gelecek ay devam edecek ya da tamamlanacak epizodlar,
       Bu ay başlayıp gelecek ay devam edecek ya da tamamlanacak epizodlar,
       Bu ay başlayıp bu ay tamamlanan ya da tamamlanacak epizodlar,
       Gelecek aylarda başlaması öngörülen epizodlar
Etkinlik/olayların zamansal düzenlenmesi
Etkinlik/olayları üç zamanda da yansıtabilme
Gelecekteki, şu andaki ve geçmişteki etkinlik/olayları gelecekte, şu anda ve geçmişte yorumlayabilme
Etkinlikleri zamanlara göre gruplandırma
       Önceki günlerde başlayıp önceki günlerde tamamlanan etkinlikler (bu etkinlikleri aylar halinde gruplandırmak mümkündür: 2015.01’e ait etkinlikler, 2014.12’ye ait etkinlikler vb.),
       Önceki günlerde başlayıp bugün tamamlanan etkinlikler,
       Önceki günlerde başlayıp gelecek günlerde devam edecek ya da tamamlanacak etkinlikler,
       Bugün başlayıp gelecek günlerde devam edecek ya da tamamlanacak etkinlikler,
       Bugün başlayıp bugün tamamlanan ya da tamamlanacak etkinlikler,
       Gelecek günlerde başlaması öngörülen etkinlikler


Öykü, Epizod ve Etkinliklerin Durumunu İzleme

Deneyimlerin herhangi bir andaki durumunu çeşitli listeler yardımıyla izlemek mümkündür. Bu listeler bir tür masaüstündeki gelen-giden evrak kutuları gibi düşünülebilir. Bir deneyimin o andaki durumunu içinde yer alacağı evrak kutusunun gözü belirlemektedir. Örneğin gelecekte gerçekleşmesi öngörülen bir deneyim “Taslaklar” listesinde tutulurken, yeterli olgunluğa eriştiğinde “Yapılacaklar” listesine taşınabilir, öngörülen zaman geldiğinde “Başlayanlar” listesine aktarılabilir, sona erdiğinde de “Tamamlananlar” listesine taşınabilir. Bunların dışında da gereksinim duyuldukça o andaki durumu özetleyen başka yardımcı listeler de oluşturulabilir (Tablo 3).


Tablo 3. Deneyimleri düzenlerken kullanılabilecek listeler

Geleceğe Yönelik Listeler
Güncel Duruma Yönelik Listeler
Geçmişe Yönelik Listeler
·        Yapılacaklar
·        İstekler/ihtiyaçlar
·        Amaçlar
·        Hedefler
·        Yol haritaları
·        Tasarım fikirleri
·        Taslaklar
·        Beklenenler
·        Fırsatlar
·        Tehditler
·        Öngörülen kapasite
·        Sonraki projelere-sürümlere bırakılan işler
·       
·        Başlayanlar
·        Hatalar
·        Sorunlar
·        Tamamlanamayanlar Yeniden başlatılanlar
·        Beklenmeyenler
·        Gözlenen kapasite
·        Sürüm günlüğü
·        Zayıf yanlar
·        Güçlü yanlar
·        Kaynaklar
·       
·        Tamamlananlar
·        İptal edilenler
·        Yeniden ele /alınacaklar
·        Başarılar
·        Başarısızlıklar
·        Beceriler/Yeterlilikler
·        Yetersizlikler
·        Çözümler
·        Etkili olanlar
·        Etkisiz olanlar
·        Birikimler
·        Kullanılan / kullanılamayan fırsatlar
·        Gerçekleşen / gerçekleşmeyen tehditler
·        Gelecekte etkili olması beklenenler
·       

 Deneyimlerin herhangi bir andaki durumu zaman boyunca sürekli değişiklik göstereceği için bu işleyiş dinamik bir yapıdadır ve uygun arşivleme yapılmadığı durumda deneyimlerin eski durumlarına ait enformasyon kaybedilir. Diğer taraftan bireyin deneyimlerine ait enformasyon akışı gelecekle ilgili listelerden şu andaki listelere ve oradan da geçmişteki listelere doğru tek yönlü değildir. Birey şu andaki bir listeyi ya da geçmişle ilgili bir listeyi incelerken tekrar geriye dönerek geleceğe ait bir listeyi güncelleyebilir. Bu durumda gelecekten şu ana, şu andan geçmişe ve geçmişten geleceğe enformasyon akışı iki yönlüdür ve birey herhangi bir anda bir zamandaki listelerle ilgilenirken diğer zamanlardaki listeleri de güncelleyebilmelidir.

Zaman Çizgisinin Dökümü

Deneyimlerin hiyerarşik ve zamansal düzenlenmesi dinamik bir süreçtir ve birey bir oturumda planlama, izleme-denetleme ve değerlendirme amacıyla kişisel bilgi tabanı üzerinde birden çok değişiklik yapabilir. Bu değişiklikler o andaki duruma ait anlık enformasyonun kaybına yol açabilir. Birey, gelecekte geçmişteki anlık durum hakkında bilgi almak gerektiğinde ya bilgi tabanını sık sık arşivlemeli, ya da herhangi bir ana ait bütün resmi gösteren dökümler alabilmelidir. Kişisel zaman çizgisinin anlık görüntüsünü bir işlem tablosu biçiminde kaydetmek zamansal enformasyon kaybı durumunda geriye dönerek anlık bilgiye erişmeyi kolaylaştıracaktır. Bu işlem tablolarında yaşam günlüğüne ait günlük verilerine yer verilmeyerek, sadece bireyin deneyimlerine yönelik hiyerarşik yorumları ile bu deneyimlerin zaman çizgisindeki yerleşimi Gantt şeması biçiminde görüntülenmesi yeterli olacaktır. Bir işlem tablosu, etkinlik/olay yorumları haftalık düzeyde görüntülendiğinde, teknik olarak 100 yıl uzunluğunda bir zaman çizgisi ile bu zaman çizgisinde yer alan bir milyondan fazla etkinliği içerebilir.

Yukarıdaki düzenleyicilerin bir yaşam günlüğü sistemine eklenmesiyle kullanıcıların öykü, epizod ve etkinlik yorumlarını zamansal açıdan düzenlemelerine olanak sağlanmış olacaktır. 

[*] Bu bölümün yazılmasında “Mutlu, M.E. (2015). Öğrenme Deneyimlerinin Yönetiminde Üstbilişsel Düzenleme, 4th World Conference on Educational and Instructional Studies-WCEIS 2015, 5-7 Kasım 2015, Antalya” kaynağından yararlanılmıştır.

(Not: Yararlanılan kaynaklar yazı dizisinin sonunda topluca verilecektir.)